ouvade Sendromu (sympathetic pregnancy) olarak geçen bu durum

ERKEKTE HAMİLELİK BELİRTİLERİ OLMASI
SİZDEKİ GEBELİK ŞİKAYETLERİ EŞİNİZDE DE VAR MI?
Hiç olur mu? demeyin. Nadiren annede görülen şikayetlerin ve değişikliklerin aynıları babada da görülebilmektedir. Tıp literatüründe Couvade Sendromu (sympathetic pregnancy) olarak geçen bu durumu Türkçeye “ortak gebelik” veya “paylaşılan gebelik” olarak çevirebiliriz. Bu durumda anne ve baba gebelikte görülen şikayetleri ve değişiklikleri ortak yaşarlar. Erkek, anne adayı kadar bebek konusunda hevesli ve isteklidir bu nedenle herşeyi anne kadar yaşamak istemektedir. Bir tür psikosomatik bozukluktur ve tedavisi annenin doğurmasıdır.Doğum ile gebeliğin bitmesi sayesinde babadaki durum kendiliğinden düzelir.

Baba adayında gebeliğin başından sonuna kadar annede görülen birçok şikayet ve değişiklik görülür. Aşerme, iştah değişiklikleri, bazı yiyeceklerden tiksinme, bulantı, kusma, uyku sorunları, ishal, kabızlık, mide yanması, ağrı gibi şikayetler annenin yanı sıra babada da görülür. Babada göğüslerde büyüme, göğüs uçlarında sertleşme, karın büyümesi gibi fiziksek değişiklikler de görülür. Hatta doğumun yaklaştığı günlerde babada da sancılar olmaktadır. Duygusal olarak hassas ve strese yatkın, annenin doğumla ilgili duygularına yoğun empatiyle yaklaşan erkeklerde daha sık görülebilmektedir (kaynak). Bu durum gebe olmayan kadınlarda görülen yalancı gebeliğe benzemektedir.

İleri yaş gebeliklerde artan riskler

İLERİ YAŞTA HAMİLELİK (GEBELİK)
ANNE YAŞININ BÜYÜK OLMASI RİSKLİ MİDİR?
İleri yaş için sınır nedir? Tıpta ileri yaş terimi 35 yaş ve sonrasında gebelik yaşayan anne adaylarını tarif etmek için kullanılmaktadır.

İleri anne yaşı beraberinde hem anne hem de bebek açısından birtakım riskler taşımaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte anne adaylarında birtakım kronik hastalık görülme sıklığı artar. Bunlar arasında en yaygın olanı hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve diyabet (şeker hastalığı) tir. Hipertansiyon erken yaştaki gebelere göre2-4 kat fazladır. Özellikle uzun süreden beri var olan ve damarsal hasara yol açmış kronik hipertansiyon hem anne adayı hem de bebek için tehlike oluşturabilir. Esas tehlike kronik hipertansiyonlu anne adaylarında ortaya çıkması muhtemel süperempoze (kronik hipertansiyon zemininde gelişmiş) preeklampsidir.

Kalp damar hastalığı, nörolojik hastalıklar, böbrek, karaciğer, akciğer ve bağ dokusu hastalıkları ve kanserlerin sıklığında olan artış gebeliğin seyrini olumsuz etkiler.

İleri yaş gebeliklerde görülen gebelik ve doğumla ilgili istenmeyen sonuçlar nelerdir?
İlk akla gelen kromozomal anomali ki bunların içinde de toplumda diğerlerine göre daha sık gördüğümüz down sendromu yani mongolizmdir. Anne yaşı arttıkça bebekte Down sendromu gelişme riski artmaktadır. İleri yaş gebeliklerin düşükle sonlanma riski artmıştır.

İleri yaşa bağlı tüplerde hareketliliğin azalması, önceden geçirilen pelvik enfeksiyonlar dış gebelik riskini artırmaktadır. İlerleyen yaş erken doğum ve prematür bebek doğumu ve rahim içinde bebekte gelişme geriliği için bir risk faktörüdür.

Artan dekolman plasenta (plasentanın erken ayrılması) ve plasenta previa (plasentanın önde olması) sıklığı özellikle 3.trimester kanamalarında artışa yol açmaktadır.

İleri yaş gebeliklerde artan riskler:
– Hipertansiyon, preklampsi
– Gestasyonel diyabet (GDM)
– Preterm eylem (Erken doğum)
– IUGR
– Fetan anöploidi, trizomiler
– Maternal ve fetal mortalite

İleri yaş gebeliklerde fetus, yenidoğan ve doğum eylemi ile ilgili ne gibi problemler olabilir?
Annenin kronik hastalıkları, rahimiçi gelişme geriliği, preeklampsi gibi durumlar, uteroplasental yetmezlik (plasenta fonksiyonunun bozulması) ve buna bağlı olarak fetal distresten fetal ve yeni doğan asfiksisine kadar uzanan bir spektrumda nörolojik sekellerden bebeğin ölümüne kadar gidebilen durumların oluşmasına neden olabilir.
İleri yaş ilk gebeliği olan anne adaylarının doğum eyleminin tüm aşamaları daha uzun sürer ve bu gebelerde iri bebek sıklığı ve omuz distosisi (doğumda omuz takılması) riski artmıştır.

Baba yaşı: Baba yaşının ileri olması ile anöploidi (trizomi, down sendromu) arasında ilişki yoktur. Ancak spontan mutasyonlara bağlı bazı otozomal dominant hastalıklarda artış olabilir.

İri bebeklerde en sık rastlanan durumlardan birisi

İRİ BEBEK (BEBEĞİN KİLOSUNUN FAZLA OLMASI) (MAKROZOMİ)
BEBEĞİN NORMALDEN BÜYÜK KİLOLU OLMASI
Normalde gününde (miadında) doğan bir bebeğin ortalama doğum ağırlığı 2500-4000 gram civarındadır. Doğumda bebeğin ağırlığı 4500 gram üstünde olursa iri bebek (makrozomi) durumundan bahsedilir (ACOG). Doğumdan sonraki ağırlık ölçümüyle veya doğumdan önce ultrasonla yapılan tahmini ağırlık ölçümüyle bu tanı konur.

Nedenleri:
İri bebeklerde en sık rastlanan durumlardan birisi annede şeker hastalığı olmasıdır. Bunun dışında annenin gebelikten önce yada gebelik sırasında aşırı kilolu olması, annenin doğum kilosunun fazla olması, annenin uzun boylu olması, annenin daha önce iri bebek doğurmuş olması, günaşımı olması, erkek bebek olması diğer risk faktörleridir. Annenin ileri yaşta olduğu gebeliklerde bebeğin kilosu daha fazla olmaktadır.

İri bebekler doğumla ilgili birtakım riskler taşırlar. Doğumun yavaş ilerlemesi, doğumun zor olması, doğum sırasında omuz takılması, kemik veya sinir travmaları, yırtıklar oluşması, atoni, sezaryen gibi riskler artmıştır.

Sezaryen önerisi:
Ultrasonla ölçülen tahmini doğum ağırlığı 5000 gramdan fazla olan (annede şeker hastalığı varsa 4500 gramdan fazla olan) fetuslara normal doğumla ilgili riskleri önlemek için sezaryen önerilir. Bazı hastanelerde bu sınırlar daha aşağı kabul edilmektedir. Sezaryen kararı sadece bu kritere bağlı değildir, annenin pelvik (doğum kanalı) yapısı ve doğumun ilerlemesi ile ilgili diğer gözlemler de sezaryen kararını önemli ölçüde etkiler.